Home

Haberci, Gazeteci nedir? Kime denir?

Gazeteci (Haberci) Nedir, Kime Denir? (I)

Türkiye’de basına dair en belirleyici tartışma kimin gazeteci olup kimin olmadığı üzerinden yapılıyor.

Yapısı itibariyle hapiste kaç gazeteci olduğu veya gazeteci olup olmadığı tartışmasının da üzerinde; onu da kapsıyor, çünkü o tartışmanın varlık nedeni.

Muhaliflere baktığımızda, onların da içeridekilerden ziyade dışarıdakilere yönelik benzer argümanları var. Siyasi eğilimleri iktidardan yana olan meslektaşlarının bir kısmını gazeteci olmamakla itham ediyorlar.

Demek ki, önce gazeteci kimdir, onun net bir tanımını ortaya koymak gerekiyor.

Her şeyden önce, şahsi kanaatim, kafa karışıklığını gidermek üzere, “gazeteci” tanımından kurtulmamız gerektiği yönünde. Medya, basılı gazetenin dışına taşalı çok oldu. Radyo, televizyon ve internet ortamında habercilik faaliyeti gösterenlerin gazeteyle ve gazetecilikle alakası olmadıkları ortada. Bu konuda bir diğer kafa karışıklığı ise haber üretmeyen ancak haberleri analiz eden, fikir yazısı yazan köşe yazarlarının da “gazeteci” olarak geçmesinden kaynaklanıyor (aynı zamanda habercilik yapan fikir yazarları tabii burada farklı bir yerdeler). Hatta kendine gazeteci diyen ofisboy görmüşlüğüm dahi var. Kısacası, “gazeteci” zaman içinde çerçevesinin dışına taşarak anlamını yitirmiş muğlak bir tanımlama.

Yukarıda özetlemeye çalıştığım durumdan da anlaşılacağı üzere, benim önerdiğim tanım: “haberci.”

Haber niteliği taşıyan bilgiyi araştıran, bulan ve bunu herhangi bir formatta işleyerek kamuoyuna ileten, iletilmesine katkıda bulunan herkes habercidir. Bu yapı muhabirle başlar ve aradaki her çalışanı kapsayarak genel yayın yönetmeniyle son bulur. Mecra ister gazete olsun, ister internet sitesi veya radyo ya da televizyon.

Bu konuda anlaştıysak, veya anlaşamadıysak dahi (o durumda “haberci” yazan yerleri “gazeteci” diye okuyun), şimdi haberciyi nasıl tanırız, ona gelelim. Çok basit: Bir medya kuruluşunun haber araştırmak veya işlemek konusunda yetkin gördüğü herkes habercidir. Genel yayın yönetmeni, haber müdürü, editör vb eğer kurumun çaycısının haber üretimi faaliyetinde çalışabileceği görüşündeyse, o noktadan sonra kimseye söz düşmez. Çaycı artık habercidir.

Yani, habercinin veya çalıştığı kurumun siyasi çizgisi, ürettiği haberin tarzı, içeriği ve yapısına göre ”şu habercidir, bu ise değildir” diye ahkam kesmek ne bir politikacının, ne bürokratın, ne de bir diğer habercinin haddinedir. Medya kuruluşundan sonra habercinin ve işinin niteliğine nihai kararı tüketici, yani okur, izleyici veya dinleyici verir tabii, o ayrı (bu vesileyle devletin haberciyi tanımlama yetkisini tanıyan, mesleki bir utanç kaynağı olarak baktığım sarı basın kartı uygulamasına da değinmek gerekir ama o başka bir yazı konusu).

Haberci muhalif olacak veya olmayacak diye bir kriter olamaz. Bu tip yapay tanımlamalarla kısıtlamalara gitmek ancak mevcut durumdaki kısır tartışmalara hizmet eder. Bir taraf kendi bakış açısına göre falancanın haberci, filancanın ise olmadığını iddia eder, karşı tarafın iddiası da diğer yönde olur ve hiçbir yere varılamaz.

Tabii ideal olan habercinin muhalif (kime muhalif, neye muhalif) olup olmaması değil, objektif olmasıdır ki, o da gene haber tüketicisinin vereceği bir payedir.